How `social´ is
Turkey?

Blog

Türkiye’nin Sosyal Güvenlik Sistemi Emekliliğe Ağırlık Veriyor

Bir önceki blog yazımızda Türkiye´de refah devletinin sınırlarına ulaşıp ulaşmadığını tartışıp Türkiye’nin duraksama yerine bir yeniden yapılanma dönemine girmiş olabileceğini savunmuştuk. Gelecek blog yazılarımızda sosyal politikada görülen bu yeniden yapılanmanın özelliklerini tartışarak hangi reformların yapılması gerektiği üzerinde duracağız. Ancak yapılması gereken reformlar üzerine fikir üretmeden önce, Türkiye’nin sosyal güvenlik sistemini detaylıca incelememiz gerekmektedir. Türkiye, bugün gayrısafi yurtiçi hasılasının yüzde 10’unu sosyal harcamalara ayırmaktadır, ancak bu harcamaların hangi alanlarda gerçekleştiği cevaplanması gereken önemli bir sorudur.

Bu soruyu cevaplamak adına yapılması gereken, toplu verilerden öteye geçip sosyal harcamaları sınıflandırmak ve harcamaların yapıldığı politika alanlarını detaylıca incelemektir (Castles 2008). Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) bahsedilen sınıflandırma yönteminin öncülerinden bir olup Sosyal Harcama Veritabanı’nda (SOCX) sosyal politika alanlarını aşağıdaki gibi ayırmaktadır (OECD 2007:7):

- Yaşlılık (örn. Yaşlılık aylığı)

- Ölüm (örn. Dul Maaşı)

- İş göremezlik yardımı (örn. Maluliyet Maaşı)

- Sağlık

- Aile (örn. Çocuk Yardımı)

- Aktif İşgücü Piyasası Politikaları

- İşsizlik (örn. İşsizlik Ödeneği)

- Konut (örn. Kira Yardımı)

- Diğer sosyal politika alanları (örn. Gelir seviyesi düşük hanelere kategorik olmayan nakit yardımlar)

Aşağıdaki şekil Türkiye’nin bu dokuz alanda ne kadar harcama yaptığını göstermektedir:

Kaynak: OECD.Stat (stats.oecd.org, erişim tarihi: 30.11.2017). Veriler 2013 yılına aittir.

 

Figürden açıkça görüldüğü üzere Türkiye’nin sosyal harcamaları yaşlılık ve sağlık olmak üzere iki alanda yoğunlaşmaktadır. Ayrıca diğer alanlardaki harcamaların ise neredeyse görünmeyecek derecede az olduğu söylenebilir. Ancak, karşılaştırmalı bir perspektiften bakıldığında bu harcama yapısı çok da anormal bir yapı değildir. Neredeyse tüm OECD ülkelerinin sosyal harcamaları emeklilik ve sağlık alanlarında yoğunlaşmaktadır. Yine de Türkiye’de yaşlılar için bu denli harcama yapılması kafa karıştırıcıdır. Karşılaştırmalı refah devleti araştırmalara göre, yaşlılara yapılan harcamalarının fazla olmasının en önemli sebeplerinden biri demografik değişimlerdir ve yaşlıların ülke nüfusundaki oranı arttığında harcamalar da doğal olarak artmaktadır (Wilensky 1975, Kaufmann ve Leisering 1984). Ancak birçok OECD ülkesiyle karşılaştırıldığında, Türkiye hala oldukça genç nüfuslu bir ülkedir. Aşağıda görülen figür yaşlılara yapılan sosyal harcamaları demografik değişim bağlamında incelemektedir. Figür, OECD ülkelerinde sosyal harcamalar içinde yaşılara yapılan harcamaların payını ve yaşlıların bu ülkelerde toplam nüfus içindeki oranını göstermektedir.

 

Kaynak: OECD.Stat (stats.oecd.org erişim tarihi 22.03.2018). Veriler 2010 yılına aittir. Eğim çizgisi (trend line) ve r² Türkiye hariç OECD ülkelerine ait değerleri göstermektedir.

 

Figür, genellikle emekliliği kapsayan yaşlılara yapılan sosyal harcamaların ve demografik değişimin OECD ülkelerinde ne kadar birbirine bağlı olduğunu göstermektedir. Türkiye hariç, nüfus ne kadar yaşlıysa, emeklilik harcamaları da o kadar yüksek görünüyor. Ayrıca, Türkiye’nin bu grafikten oldukça saptığı da açıkça görülmektedir. Türkiye, sosyal harcamalar içinde yaşlı nüfusa en fazla pay ayıran ülke olsa da Meksika’dan sonra en genç nüfusa sahip olan ülkedir. Karşılaştırmalı perspektiften bakıldığında, Türkiye emekliliğe son derece ağırlık veren bir sosyal güvenlik sistemine sahiptir. Hatta Türkiye, emeklilik sistemlerine son derece ağırlık vermekle bilinen Güney Avrupa refah devletlerini (Obinger ve Wagschal 2010) bile geçmektedir. İşte bu yüzden, eğer Türkiye’de sosyal politikada Avrupalı refah devletlerine benzer bir yeniden yapılanmadan bahsedilecekse, harcamaların ağırlığını yaşlılardan çocuklara ve çalışma çağındaki nüfusa yönlendirilmesi gerekmektedir.

 

KAYNAKLAR

Castles, F. G. (2009). What Welfare States Do: A Disaggregated Expenditure Approach. Journal of Social Policy, 38(1), 45-62.

Kaufmann, F.-X. ve Leisering, L. (1984). Demographische Veränderungen als Problem für soziale Sicherungssysteme. Internationale Revue für soziale Sicherheit, 37(4), 429-452.

Obinger, H. ve Wagschal, U. (2010). Social Expenditures and Revenues. In F. G. Castles, S. Leibfried, J. Lewis, H. Obinger, & C. Pierson (Eds.), The Oxford Handbook of the Welfare State (pp. 333-352). Oxford: Oxford University Press.

OECD (2007) The Social Expenditure database: An Interpretive Guide. SOCX 1980-2003.

Wilensky, H. L. (1975). The welfare state and equality: Structural and ideological roots of public expenditures. Berkeley: University of California Press.