How `social´ is
Turkey?

Blog

Türkiye’deki Aile Sosyal Destek Programı: Daha da Parçalı Bir Sosyal Yardım Rejimine Doğru?

Risk tespiti ve sosyal kırılganlık ölçekleri uzun süre boyunca oldukça geniş ölçüde doğal afetler ve felaketler çerçevesinde tartışıldı. Ancak günümüzde insan kaynaklı sebeplerden dengesizlik ve belirsizlikler sonucunda karşımıza çıkan risk kavramı artık bölgesel doğal felaketlerden ibaret olmamaktadır. Giddens (1991) ve Beck (1992)’in bahsettiği ‘risk toplumu’ da risk kavramını bölgesellikten çıkarıp global bir düzeleme taşımakta ve bu konuyu bir postmodernizm eleştirisi olarak işlemektedir. Bahsedilen bu insan kaynaklı risklerin tespitinde ise sosyal hizmetler sosyal güvenlik ağı oluşturarak risklerin azaltılmasına büyük ölçüde yardımcı olmaktadır (Webb 2006).

‘Risk tespiti’ ve/veya ‘risk yönetimi’ gibi kavramların bu denli sık kullanıldığı bir konjonktürde, Türkiye Hükümeti’nin sosyal riskleri tespit etmek amacıyla Aile Sosyal Destek Programı’nı (ASDEP) başlatacağını duyurması büyük bir sürpriz olmamıştır. Proje henüz başlamasa da yaratacağı istihdam üzerine medyada oldukça büyük bir yankı uyandırmıştır. Ayrıca, sosyal riskler yeni geliştirilen bir bilgi işlem sistemi aracılığıyla şehir, bölge ve ülke çapında tespit edilip sosyal yardım ve sosyal hizmet alanında yeni politikaların geliştirmeyi hedeflemektedir. Bu servis ise oldukça fazla iş imkanları sağlayacağı belirtilen ve 2013 yılında yönetmelikle kurulan Sosyal Hizmet Merkezleri tarafından sağlanacaktır. ASDEP resmi olarak 2016 yılında ilan edilmiş olsa da 2015 yılında dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı tarafından talep yerine arza dayanan bir model olduğunu belirttiği ASDEP’i bir paradigma değişikliği olarak değerlendirmiştir. Burada bahsedilen arza bağlı olmak durumu ise kişilerin bu programa dahil olabilmek adına özel bir başvuruda bulunmadığını ve ‘ülkedeki ihtiyaç sahibi tüm vatandaşlara ulaşma’ amacını yansıtmaktadır.

Sosyal ve Ekonomik Destek Programı dışarda tutularak, bu programın çoğunlukla birbirinden ayrı alanlar olarak işlenen sosyal hizmet ve sosyal yardımı bir bütün olarak sunduğu söylenebilir. Ancak ASDEP’in Türkiye’nin sosyal yardım rejimini daha da küçük parçalara ayıracağını söylemek de yanlış olmaz. İlk raporumuzda da belirttiğimiz gibi birçok sosyal yardım programına sahip olan Türkiye’nin sosyal yardım rejimi zaten oldukça parçalanmış bir yapıya sahiptir. Birbiri ardına gelen hükümetlerinin temel amacı olarak gösterilebilecek sosyal yardım rejimini merkezileştirmenin tam aksine, bu politika alanında hala parçalı bir yapı hüküm sürmektedir. İlgili yönetmeliğe göre, Sosyal Hizmet Merkezleri koruyucu ve önleyici bir yaklaşımla, çocuklar, gençler, kadın ve erkekler, engelli bireyler, gaziler, şehit yakınları ve yaşlılarına sosyal hizmet sağlamakla yükümlüdür. Bu durumda Sosyal Hizmet Merkezleri’nin, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları’nın (SYDV) yapamayacağı hangi görevi üstleneceği ve vakıfların altyapısını güçlendirmek yerine daha da karışık bir sistemin temellerinin atılması sebepleri cevaplandırılmayı beklemektedir. Bu sebeplerden, yaratacağı iş imkanlarının haricinde ASDEP hakkında bizleri gelecek günlerde eleştirel tartışmaların bekliyor olması oldukça muhtemeldir.


KAYNAKLAR:

Beck U (1992). Risk Society: Towards a New Modernity. Sage, London.

Giddens A (1991). Modernity and Self Identity. Polity Press, Cambridge.

Webb S (2006). Social Work in a Risk Society. Houndmills, Basingstoke, Hampshire, Palgrave Macmillan.

T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanligi (2015) Bakan Gürcan Sosyal Çalismacilarla ASDEP'i görüstütü. https://ailetoplum.aile.gov.tr/haberler/bakan-gurcan-sosyal-calismacilarla-asdep-i-gorustu Accessed 28.02.2019

Haberler

13.11.2019: Berlin'de Blickwechsel konferansı düzenlenecek.